
Özkan DİKMEN
TRABZON’DA AĞIRLANMAK
Memleketimizin her köşesi ayrı bir güzelliğe, ayrı bir hikâyeye sahip. Her bir karış toprağımızın kendine özgü değerleri var ve insan hayran kalmadan edemiyor. Ancak Trabzon benim için her zaman biraz daha özel bir yerde duruyor. Bunun bir nedeni tuttuğumuz takım, bir diğer nedeni ise memleketimle kurduğum kültürel benzerlikler.

Futbol kimliğiyle adını dünyaya duyuran Trabzonspor’un “Bize Her Yer Trabzon” sloganını ne kadar hak ettiğini bu ziyaretimde bir kez daha gördüm. Her yıl en az bir kez geldiğim bu güzel şehre bu kez resmi bir program kapsamında gelmek ise ayrı bir anlam taşıdı. Tanju Akıncıoğlu ağabeyimiz ve Tuncay Lakot kardeşimin hazırladığı program sayesinde dolu dolu bir ziyaret gerçekleştirdik.
Valilikten belediyelere, odalardan ticaret çevrelerine kadar şehrin işleyişini yakından gözlemleme fırsatı bulduk. Özellikle belediye tesisleri beni fazlasıyla etkiledi. Hem fiziki yapıları hem de hizmet anlayışıyla örnek gösterilecek düzeydeydi. Personelin yaklaşımı ise bir kamu kurumu ciddiyetinin ötesinde, adeta kurumsal bir özel sektör disiplinindeydi. İlgi ve alaka herkes için eşitti.
1 Mayıs günü Sümela Manastırı ziyaretimiz vardı. Tarif etmek zor ama kelimenin tam anlamıyla bir insan seliyle karşılaştık. Şiddetli yağmura rağmen yerli ve yabancı turistler, özellikle öğrenciler, manastıra akın etmişti. Bu tablo bize şunu bir kez daha gösterdi: Trabzon sadece bir şehir değil, aynı zamanda güçlü bir turizm hikâyesine sahip.
Aynı şekilde Atatürk Köşkü ziyareti de oldukça etkileyiciydi. Şehre hâkim bir noktada bulunan bu köşk, Mustafa Kemal Atatürk’ün Trabzon ziyaretine tanıklık etmiş önemli bir miras. O dönemin izlerini yerinde görmek insana farklı bir duygu yaşatıyor.
Trabzon’un klasikleşmiş noktaları olan Uzun Sokak, Maraş Caddesi, Bakırcılar Çarşısı ve Meydan zaten şehrin ruhunu yansıtan yerler. Bu sokaklarda dolaşırken hem tarihle hem de yaşayan kültürle iç içe oluyorsunuz.
Bir başka dikkat çeken gerçek ise şu: Trabzon’un sosyal ve ekonomik hayatında Trabzonspor’un etkisi son derece büyük. Bordo-mavi renkler sadece bir spor kulübünü değil, adeta bir yaşam biçimini temsil ediyor. Şehirde futbol bir tutkudan öte, ortak bir dil gibi.
Trabzon’la ilgili belki de az bilinen birkaç detay daha paylaşmak gerekir:
Şehir, İpek Yolu üzerinde önemli bir liman kenti olarak yüzyıllarca ticaret merkezi olmuştur.
Türkiye’nin en fazla yağış alan bölgelerinden biri olduğu için doğası her mevsim yemyeşildir.
Hamsi, Kuymak ve Akçaabat köftesi gibi yöresel lezzetleriyle mutfak kültürü oldukça zengindir.
Karadeniz’in en önemli yaylalarından olan Uzungöl ve çevresi, doğa turizminin gözde noktalarındandır.
Tüm bu deneyimler bana şu soruyu da düşündürdü: “Benzer bir turizm hikâyesi neden Tekirdağ’da olmasın?” Bizim de tarihi değerlerimiz, örneğin Kral Yolu gibi önemli miraslarımız var. Doğru bir vizyon ve güçlü bir iradeyle bu değerleri öne çıkarmak mümkün.
Sonuç olarak Trabzon; doğası, tarihi, insanı ve kültürüyle mutlaka görülmesi gereken şehirlerimizin başında geliyor. Gidenin hayran kaldığı, her ziyaretinde farklı bir yönünü keşfettiği özel bir şehir…

Okunma Sayısı : 68

Özkan DİKMEN Diğer Yazıları
- SÜREÇ NASIL YÖNETİLİR?
- ŞANLIURFA KENDİNİ ANLATIYOR
- OLMAZCI ANLAYIŞ İLE YOL YÜRÜNMEZ
- RİZE’Yİ BEĞENMEDİM(!)
- CHP’li görünümlü CHP’liler
- “BEN BU KARARI TANIMIYORUM” DİYEBİLİR MİSİN?
- İÇ SAVAŞ BÜYÜYOR
- BAŞKA BİR YERE Mİ EVRİLİYOR?
- SİZİN DEĞİRMENE SU TAŞIRKEN İYİYDİK YA(!)
- CENGİZ GÜNAY ÖNCE KENDİNE BİR BAK SONRA DEDİKODUMU YAP










